Asur Medeniyeti (MÖ 1900-MÖ 612)

2

Mezopotamya’nın uçsuz bucaksız ovalarına seyre daldığımızda tüm halkların iç içe geçtiğini, kültürlerin doyasıya yoğurulduğunu görürüz. Sümer‘den Babil‘e Akad’tan Asur’a uygarlıkların izlerini birlikte süreriz. Şehir devletlerinden Asur İmparatorluğu’na giden yolun mayası işte buradadır.

Asur krallığının kuruluşu MÖ 1900 yıllarında söz sahibi olmaya başlayan Sami kabile liderliğine dayanır. Yükselen Aşur kentinin sakinleri ise, doğru stratejilerle Kapadokya‘ya kadar uzanan kervan ticaretinin tek hakimi olacaktır.

Taşköprü- Hasankeyf/Batman
Taşköprü- Hasankeyf/Batman

Kraş Şamsi Adad (Mö 1813-1791) Marileri yenilgiye uğrattığında Mezopotamya‘da siyasi otorite iyice dağılmıştır. Zafer sarhoşluğuyla kentler bağımsızlaşır ve krallıklar ilan edilir. Kralın yakaladığı tarihi fırsat ise Babil’in gücünün zirvesinde olmasına rağmen çözülmesidir. Büyük kral Hammurabi’nin müttefiği Mariler yenilince güçlü ve dinç Asur tümenleri karşısında Babil teslim bayrağı çeker. Şanlı zaferin ardından Fırat ve Dicle kıyılarında uzun süre Asur komutanlarının adı yankılanacaktır.

Orta Asur Krallığı

MÖ 15. yüzyıla geldiğimizde Müttanili Hurrilerin baskınları Asur şehirlerini teba’a haline getirir. Yine güç dengesi değişmiştir ve Asurlular ağır vergiler altında can çekişmektedir. Anadolu’dan türeyen büyük bir gücün yani Hititlerin Mittanilere yönelttiği baskı Asur’un bir kez daha ayağa kalkması için fırsat anlamına gelir. Hitit baskısı sayesinde, I. Aşur Uballit (MÖ 1365-1330) süvarilerini toparlamak için yeterli zamanı kazanmış olur. Akıllıca bir hamle yaparak yandaş toplamaya bakar. Kızını Babil’de konaklayan Kasit Kralıyla evlendirir. Kralın bir suikaste kurban gitmesi ise Asur’un intikam yeminleri etmesi için yeterli sebep haline gelir.

Tebaa; Arapça eskimiş anlamına gelir.

Asur medeniyeti (MÖ 747) iç karışıklıklar çıkmaya başlar. Bu Babil‘in işine yararken MÖ 746’da Kalhu lideri Pulu isyanlara katılarak söz sahini olduğunu kanıtlar. Bundan sonra Pulu artık III. Tiglat-Pileser adıyla anılacaktır. Yorgun devlet taç giyen yeni kral ile yeni bir yola devam edecektir.

Savaş Teknolojisi; Asurlular uzun yıllar boyunca diğer kavimlerin denemediği bir teknikle savaştı. At arabasının kullanımı o dönemde yaygınken Asurlular kurdukları süvari tümenleri ile savaş meydanlarının mutlak hakimi haline gelirler. Açık alanda yüksek manevra kabiliyeti olan ordularına kuşatmalar sırasında mancınıklar katılıyordu. 

Yeni Asur İmparatorluğu

III. Tiglat- Pileser iç savaşın asla olumlu sonuçlar doğurmadığının farkındadır. Karışıklık sırasında çok kan dökülmüştür. Asur’un bir otorite boşluğunu daha kaldıracak hali yoktur. Bu yüzden ekonomik zenginliğin yanı sıra merkezileşme en önemli mesela haline gelir. Kral ticaret yollarını güvence altına alırken, posta servisini güçlendirir. Bürokrasinin sağlıklı işlemesi için elinden geleni yapar. Feni limanlarını zapturapt altına alması ise Akdeniz’in tüm zenginliklerinin Asur’a akması anlamına gelecektir. Ölümüne yakın Pileser, Kenan şehrini işgal eder. İbraniler tarihlerinde ilk sürgüne bu dönemde maruz kalır.  (MÖ 745-727)

Asurlular yıllarca hiç durmadan savaşlar içinde olurlar. Bu arada ilk çivi yazısı kütüphaleri bu dönemlerde kurulur, ama savaşlar hiç bitmeyecektir. Babil kenti Asur’un eline geçer. Babil artık Asurların 2. başkenti olacaktır. Asur birlikleri Mısır‘ı işgal etmek için yola çıkacak ve Kralın kardeşi Babil valisi iktidar hırsı için iş savaş çıkartacaktır.

Yıllar süren savaşın ardından yorgun Asur şehirleri, Mısır ve Elam saldırıları karşısında tamamen teslim olacaktır. Sümer’in mirası şehir devletleri yeniden tarih sahnesinde yerlerini almaya başlar.

Kaynak: Büyük insanlık tarihi vol 1

2 Yorumlar
  1. Avatar of Osman
    Osman diyor

    Bir arkeolog olarak gerçekten bu tarz tarihi bilgiler içeren yazılarınızı beğeniyorum. Özellikle arkeolojik bilgilerin devamının gelmesi dileği ile 🙂

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.