Wingsuit

0

İnsan vücudu fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılayacak kapasiteye sahip ama biz insanlar, fiziksel sınırlarımızı daha da zorlama dürtüsüne karşı koyamıyoruz. Uçan sincaptan ilham alan wingsuit (kanatlı tulum), ekstrem sporculara yeni bir vücut şekli kazandırarak uçma potansiyellerini en üst düzeye çıkarıyor.

Uçurum kenarından veya uçaktan atlayıp gökyüzünde süzülebilmek, bir zamanlar yalnızca kanatlı hayvanların ve fantastik süper kahramanların yetenekleri arasında görülüyordu. Ancak özel tasarımlı bu kıyafetler sayesinde, yeterince cesursanız siz de gökyüzü sakinleri arasına katılabilirsiniz.

Wingsuit’ler BASE jump sporcuları ve paraşütçüler için tasarlanmış kıyafetler. Paraşütçüler helikopter veya uçaktan, BASE jump sporcularıysa uçurum veya yüksek binalar gibi sabit nesnelerden atlıyor. Modern wingsuit’in mucidi, BASE jump sporcusu Jari Kuosma. Kuosma, İtalya’da bir uçurumun tepesinde dikilirken, gönül verdiği bu sporu geliştirmek ve heyecanı daha da artırmak için neler yapabileceğini düşünüyordu.

Bulduğu cevap, tüm ekstrem spor tutkunları arasında popülerliğini kanıtladı. 1930’da wingsuit ile yapılan ilk atlayıştan beri insanlar, hız, heyecan ve daha uzun bir uçuş için hayatlarını riske atmaya devam ediyor. Wingsuit ile atlayan ortalama bir sporcu saatte 160 kilometre hızla düşüyor, ancak vücut pozisyonunu ayarlayarak iniş hızını değiştirebiliyor ve saatte 250 kilometre gibi korkunç hızlara ulaşabiliyor. Yarışlarda wingsuit sporcuları hız, mesafe, akrobasi gibi çeşitli unsurlara göre değerlendiriliyor. Sporcuların gökyüzünde sergilediği zihinsel ve fiziksel beceriler, tehlike unsuru eklenince daha da etkileyici hale getiriliyor.

Kaldırma Fiziği (Wingsuit)

Gökyüzünde süzülen hayvanlara bakınca basit bir iş gibi görünebilir ama wingsuit’lerin hava süzülmesini sağlamak için fizik kurallarını dikkatle uygulamak gerekiyor. İnsanlar, uçmaya en uygun şekli bulmak için uçan hayvanları incelediler. Aerofoil denilen bu şekil, wingsuit’lerin yanı sıra uçak kanatlarında da kullanılıyor. Wingsuit’in çarşafa benzeyen geniş tasarımı, sporcuya daha fazla yüzey alanı sağlıyor ve bu da kaldırma kuvvetini artırıyor. Havayı hapsedecek daha fazla malzeme olunca düşüş de yavaşlıyor.

Aerofoilde kullanılan hava, kişinin kafasından vücuduna doğru hareket eden havadır. Hava kıyafete çarpınca hava akımı bölünür: Havanın bir kısmı kıvrımlı kanadın kavisli üst kısmından, bir kısmı da düz alt kısmından akar. Üstten akan hava çok daha hızlı hareket eder ve kıyafetin sonuna daha erken ulaşır. Üstteki hava, kanadın kavisinden aşağıya ve kenarından dışarıya doğru hareket ederken altta hareket eden havanın akımını değiştirir. Bu etki, havayı yavaşlatıp aşağı yönlendirdikçe kişiyi yukarı ve geriye iter. Böylece kişi havada süzülürken uçma hissini yaşar.

Kaynak: How It Works

İlginizi Çekebilir: Ekstrem Sporlar

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.