Anadolu’nun Işık İnsanları Luviler Kimdir?

26

Anadolu’nun Işık İnsanları Luviler Kimdir?

Alman jeoarkeolog Eberhard Zangger, Luviler ve Troya Savaşı adlı kitabında Anadolu’da çok eski kültüre sahip Luvi adında bir halkın yaşadığını, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı ideolojik nedenle bu kültürü görmezden geldiğini savunuyor. Zangger, Miken krallığının, Troya’ya savaş açmasının sebebinin, Ortadoğu’yu yakıp yıkan ve büyük bir imparatorluk kuran Luvileri yok etmek olduğunu ve sonunda Troya’yı yerle bir ettiklerini iddia ediyor.

Hititlerin başkenti Hattuşa’da bulunmuş ve Akatça çivi yazısında yazılmış belgelerde, Luvi dilini konuşan halkların yaşadığı bölgeye Luwiya deniyordu. En az 900 yıl boyunca kullanımda kaldığı belgelenen Luvice, hiyeroglif işaretleriyle yazılırdı. Güney ve Batı Anadolu’nun tamamında konuşulurdu.

İsviçreli Asurolog ve Hititolog Emil Forrer 1919 yılında ilk defa çivi yazılı arşivlerdeki Luvi dilini okumayı başardı. 1953’ten sonra Hattuşa’daki Luvi metinlerinin yayımlanmasıyla beraber Luvi çivi yazısı, Luvi hiyeroglifleri ile ilişkilendirildi ve 520 işaretten oluşan Luvi hiyeroglif yazısı anlaşılmaya başlandı. Arkeologların aksine dil bilimciler arasında Batı Anadolu’da Luvice diye bir dilin konuşulduğu tartışmasız.

Luviya´nın yüksek statüsüne işaret eden bir diğer durum, MÖ 17.-15. yüzyıllarda hüküm sürmüş bazı Hattuşa krallarının Luvi kökenli adlara sahip olmasıdır (bu dönemdeki diğer kral adları Hatti kökenli olmakla birlikte, az sayıda Hitit/Neşa kökenli kral adı da mevcuttur).

Hitit kaynaklarına göre, Luvi kökenli krali adlar edinen dört kralın (I. Labarna (varlığı tartışmalı), I. Hantili, I. Zidanta ve I. Muwatalli) dördünün de yönetime evlilik veya darbe yolu ile gelmiş olması son derece ilginçtir. Bu örnek aslında, “Luviyalıların” kendilerini Hattuşa aristokrasisine ne şekilde dahil ettiklerini anlamamıza olanak sağlayan bir durum olarak da yorumlanabilir. Luvilerin kendilerini bu şekilde Hitit toplumuna dahil etmiş olmaları, Hititçe konuşanların Luvileri dışlanmış bir topluluk olarak görmediklerine de işaret edebilir.luviler kimdir

Hititler ile Bağlantı

Luviya´nın sahip olduğu statüyü gösteren bir diğer kanıt ise Eski Hitit ritüellerinden gelmektedir. Bu ritüel metinlerde Hititçe, Luvice ve bazen de Palaca dillerinde büyülerin yer aldığı görülmektedir. İncelenen metinler mecazi olarak, Hattuşa Krallığı´nın ortak bir devlet kültü altında birleşen çok-etnik yapılı karakterinin altını çizmektedir.

Bildiğim kadarıyla, antik Yakın Doğu coğrafyasında bu tür bir uygulamaya benzer örnek yoktur. Olaya çok da modernist bir bakış açısıyla yaklaşmadan, yazılı kaynaklardan anlaşıldığı kadarıyla, Hattuşa´yı yöneten liderlerin dünyanın etnik çeşitlilik anlamında ilk şampiyonları arasında olduğunu öne sürebiliriz.

MÖ 14.-13. yüzyıllara ait Hititçe metinlerde Luviya toponiminin görülmemesi, bu terimin Hattuşa Krallığı´nın var olduğu bu son iki yüzyıl süresince resmi olarak kullanılmadığı anlamına gelebilir. Öte yandan bu durum, Luvicenin bu dönemde tamamen yok olduğu anlamına gelmez.

Aksine, elimizdeki veriler Luvicenin krallığın bir yanından diğer yanına daha da yayıldığını ve Hititçeden Luviceye doğru bir dil değişiminin yaşandığını göstermektedir. Bu senaryonun doğruluğuna kanıt oluşturan veriler arasında, Hitit resmi metinlerinde sıklıkla Luvice kelimelere rastlanması ve Anadolu hiyeroglif yazısı ile yazılmış kraliyet kararnamelerinde Luvicenin tek dil olarak kullanılması sayılmaktadır.

Ayrıca, bu dönemde yaşamış Hattuşa aristokrasisine ait isimlerinin çoğunluğunda da Luvice etkilerin izlerine rastlanmaktadır.

İsviçreli dilbilimci Emil Forrer, 1920’li yılların başında Luvilerin Hititlerden çok daha büyük bir halk olduğunu yazdı. Kibele, Afrodit, Apollon ve Artemis gibi tanrı ve tanrıça adları da Anadolu’da en yaygın dil olan Luvicedir. Luvi, Hititçe’de ışık insanı anlamına geliyor. Birçok dilde de ışık kelimesi Lu kökünden türemiştir: İngilizce’de light, Almanca’da licht, İspanyolca’da Luz,İtalyanca’da Lure, Latince’de lux gibi.

Luviler hiçbir zaman merkezi bir devlet kurmamış. Bilim, sanat ve felsefede dönemlerinin çok ilerisinde oldukları biliniyor.  İleri bir matematik ve mühendislik bilgisiyle yaptıkları şehirler birçok Avrupa kentinin yapımına ilham kaynağı olmuş.

Zangger, başta Güneş olmak üzere, yıldız-tanrılara tapan, Venüs’ü dişi bir tanrı olarak gören ve taşıdıkları bölgesel özerklik / krallık haliyle günümüz Avrupa Birliği’ni alenen çağrıştıran Luvi Uygarlığı’nın, M.Ö. ikinci bin yılın büyük kısmında iskân edilmiş 340 yerleşim yerini, sistematik olarak ilk defa kayıt altına aldığını öne sürüyor.

Luviler Yunanlardan Çok Öndeydi.

MÖ 2. 000 yıl boyunca Anadolu’nun büyük bölümünde anadili Luvice olan halklar yaşardı. Bu halklar Yunanistan ve Anadolu’nun en iyi tanınan halklarından olan Minoslar, Mikenler ve Hititlerin çağdaşı, ticari ortakları ve bazen de rakipleriydiler. Gerçekte Luviler yazıyı, Yunanistan’daki saraylarda kullanımından en az 300 sene önce kullanmaya başlamıştı. Luvilere ait bu yazılar Avrupalılar tarafından 19. yüzyılda, Miken, Minos ve Hitit belgelerinden çok daha önce keşfedildi.

İsviçreli araştırmacı Eberhard Zangger şöyle diyor:”Troia antik kenti aslında şu anda görünenin 100 katı daha büyük bir alana yayılıyor. Çünkü bu kent, bundan dört bin yıl önce Anadolu’da yaşayan ve haklarında çok az şey bilinen Luvi Uygarlığı’nın etkisi altındaydı. Luviler hakkında bir şey bilmiyor olmamız, tamamen politik. Yunan hayranı Batılı tarihçilerin işine böyle geldi.

Arkeoloji, Avrupa’nın Osmanlı’yla mücadele ettiği dönemde ortaya çıktı. 20. yüzyıla kadarki paradigmalar Avrupa uygarlıklarını büyük gösterip Türkiye topraklarındakileri küçük göstermek amacıyla geliştirilirdi. 1192’de Hititler’i yıkan büyük saldırıyı yapan, antik Mısır kaynaklarında geçen saldırgan “Deniz İnsanları” da aslında Luvilerden başkası değil. Eski çağların en büyük anlatısı, yani Troia Savaşı ise Luviler’in güçlenmesine karşı saldırıya geçen Yunan kentlerinin bir saldırısı.”

Luvi Yazı Dili

Zangger, Akdeniz’deki kentleri yakıp yıkanların Luviler olduğu görüşünü MÖ 1190 yılına ait, Afyon yakınlarındaki Beyköy’de bulunan, 30 metre uzunluğunda Luvi dilinde yazılmış taş yazıta dayandırıyor. Bu yazıtta baskınları düzenleyenlerin isimleri, amaçları ve motifleri bulunuyor.

Batı Anadolu’da yaşayan Luvilere ait 340 yerleşim yeri belirlenmiş bulunuyor. Verimli toprakları zengin bir bakır, tunç, gümüş ve altın madenlerine sahip. Ülke içlerine kadar uzanan ırmaklar canlı bir ticaret ağını sağlıyor. Afyonkarahisar yakınlarında 1878 yılında bulunan Luvi dilindeki bir antik yazıt ilk kez deşifre edildi. Belgelerde geçen “gizemli deniz insanları”nın Anadolu’nun yerli halkları olduğunu gösterdi.

Independent gazetesinin haberine göre arkeologlar 3 bin 200 yıl önce taş yazıta kazınan hiyelogrif yazıları çözmeyi başardı. Taş levhaya antik Luvi dilinde yazılan yazılara göre, Batı Anadolu’daki krallıkların birleşik donanmaları Doğu Akdeniz’de sahil kentlerine baskın düzenledi. Yazıtta bu gemicilik konfederasyonuna ait yağmacı güçler tarihçilere göre yeni doğan Bronz Çağı medeniyetlerinin çökmelerinde rol oynadı.

Araştırmacılar yazıtın Bronz Çağı krallığı Mira kralı Kupanta-Kurunta’nın emriyle Milattan Önce 1190 yılında hazırlandığını düşünüyor. Metinde Mira krallığının yanı sıra diğer Anadolu medeniyetlerinin antik Mısırı ve Doğu Akdeniz’deki diğer bölgeleri Bronz Çağı’nın bitişinden önce işgal ettiği belirtiliyor. Arkeologlar M.Ö. 1200 civarında büyük medeniyetlerin ani ve kontrol edilemez çöküşünün arkasında “gizemli deniz insanları” saldırıları olduğunu düşünüyordu. Bunlara “Truvalı Deniz Halkı” adını veren arkeologlar bu gizemi yüzyıllar boyunca çözememişti.

İsviçreli Jeoarkeolog Dr. Eberhard Zangger, Anadolu’nun tarihinin bilinen gibi olmadığını ve baştan yazılması gerektiğini söylüyor. Luviler tarihte hak ettikleri yeri aldığında günümüzde Grek medeniyeti üzerinde yükseldiğini düşünen Avrupa’nın aslında Luvi medeniyeti üzerinde yükseldiği görülecek.

Avrupa’da Luvi diyen tarihçilere deli gözüyle bakıldığını ifade eden Zangger şunları söylüyor: “Ben onlardan biriyim. Senelerce Yunanistan’da çalıştım. Birikimim beni Luvilere doğru götürdüğünde ise aforoz edildim. Çünkü bu arkeolojinin baştan beri yazılan tarihini değiştirecek. Örneğin, Hititlere ve Grek medeniyetine ait olduğu düşünülen birçok şeyin Luvilere ait olduğu fark edilecek.”

Kaynak: gizemligercekler.com, aktuel arkeoloji dergisi 

26 Yorumlar
  1. Avatar of Asil Tunçer
    Asil Tunçer diyor

    Harika bir makale. Paylaşım için teşekkürler.

    1. Avatar of Çetin BICAKCI
      Çetin BICAKCI diyor

      Luviler gerçekten iyi incelenmesi gereken bir medeniyet

  2. Avatar of Caner
    Caner diyor

    Ne zaman Anadolu daki atalarımızı da saymaya başlarız … işte o zaman ne kadar zengin olduğumuzu fark ederiz …

  3. Avatar of bünyamin
    bünyamin diyor

    zaten tarafsız birçok batılı tarihçiye göre mö 3000 lerde anadoludan giden hattililerin yarattıklarını ve oradan helen uygarlığına ve oradan avrupaya yayılan Anadolu menşeili uygarlık olduğunu 1983 ten beri öğrenmiştim.
    arkaik çağından sonragünümüzden 12 bininci yılllardan sonra anadolunun güney yarısında batı da luvi, ortasında(son harita) hattililer,doguda hurriler,doğu anadoluda uartu ve hititlr mezopotamyadada sumerler kardeş halklardr.
    dinleri,yaşam tarzları,hukuklarının insani oluşu,teşkilat ve kültürlerinin şaşrtıcı benzerliğinin yanında dillerininde bugünkü zazacadan birçok kelime ihtiva ettikleri görülür.by.

  4. Avatar of Dr. Erol Saliev
    Dr. Erol Saliev diyor

    Gördüğüm kadarıyla, hierogliflerin bazıları Mısır hierogliflerine benziyor. Acaba anlamları da benziyor mu? Şimdi de olduğu gibi, antik kültürlerde de geçişler olasıdır.

    1. Avatar of ctnbckci
      ctnbckci diyor

      Evet efendim Göbeklitepe en ince ayrıntısına kadar araştırılması gereken bir yapıttır.

  5. Avatar of Necip Özbey
    Necip Özbey diyor

    Anadolunun tarihinin şimdiye kadar bildiklerimizden çok daha farklı ve çok daha eski dönemlerden başladığını gosteren birçok yeni bulgu var. Ön yargıları ilk kıracak olan keşif Göbeklitepe oldu. Bundan sonra Luvı’ler gibi yeni bulgular tarihin yeniden yorumlanıp yazılması sürecini hızlandıracaktır.

  6. Avatar of Süleyman Tekin
    Süleyman Tekin diyor

    Esas tarihsel deprem, 12.000 yıl önce inşa edilen Xirabreşk yani Göbekli Tepenin çözülmesiyle olur.

    1. Avatar of ctnbckci
      ctnbckci diyor

      teşekkürler efendim yorumunuz için.

  7. Avatar of Gökhan
    Gökhan diyor

    Çok güzel bir makale olmuş luviler hakkında çok bilinen sey yok. Teşekkürler

  8. Avatar of Bayram
    Bayram diyor

    Paylaşım için teşekkürler luviler gerçekten herkes tarafından bilinmesi gereken bir medeniyet

  9. Avatar of Gökhan
    Gökhan diyor

    Hitit imparotorluğu tarihteki ilk medeniyet, Hattuşa gidip görülmesi gereken Unesco korumasındaki antik kent. Mutlaka gidin ziyaret edin.

  10. Avatar of Ayten Coşkun
    Ayten Coşkun diyor

    Teşekkür ederim.
    Oldukça ilginç ve güzel bir yazı.

  11. Avatar of engin
    engin diyor

    Çok güzel bir makale olmuş. Teşekkürler. Luviler bu ülke tarafından çok bilinmeyen bir topluluk malesef.

  12. Avatar of Nusret Alperen
    Nusret Alperen diyor

    Sayın
    Luvilerle ilgili yazınızı, kaynak göstererek MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ adlı kitabıma almak istiyorum.
    İzin verip vermeyeceğiniz hususunda mail adresime bilgilendirmenizi rica ederim.
    Saygılarımla.
    Dr. Nusret Alperen

    nusretalperen1944@gmail.com

  13. Avatar of Melisa
    Melisa diyor

    Yunanlılar zaten tarihleri boyunca sürekli sahiplenme peşinde koşmuşlar bişeyleri ve günümüzde de ne yazık ki aynı huylarından vazgeçmiyorlar. Luvi halkının Yunan’lılardan daha önce matematik kullanıyor olması (tam 300 yıl) göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir gelişme. Ve tabi şehirleşmede ne kadar öncü oldukları da şu ana kadar bulunmuş şehir kalıntıları ile ispatlanmış durumda. Güneş balçıkla sıvanmaz elbet hak ettikleri yeri bulacaktır Anadolu tarihi. Işık insanları hakkındaki bu harika makale için teşekkürler.

  14. Avatar of Oktay
    Oktay diyor

    İçerisinde yaşadığımız Anadolu topraklarında Luviler gibi nice antik halk yaşamış. Truva destanı zaten Yunanlıların büyük ve hileli (truva atı) zaferi sayesinde biliniyor. Yunanlıların zaferleri konu alınmasa Brad Pitt’in başrolünde olduğu Truva filmi ve 300 Spartalı gibi filmler çekilmezdi. Netflix son dönemde İstanbul’un fethi ile ilgili bir dizi çekti tek istisna bu diyebilirim sanırım. Luvi halkı ve anadolu tarihi ile ilgili film yapılsa çok iyi gişe hasılatı yapabilir. Zaten Hollywood’da senaryo sıkıntısı var diyorlar açsınlar okusunlar bizim kitaplara sığmaz medeniyetlerimizin hikayelerini.

  15. Avatar of Eren
    Eren diyor

    Alevilik ve Luvilik arasında köken bağı vardır. Luvi halkı ışık insanlarıdır ve Alevi kelimesi de Alev kökünden gelmektedir. Yüzyıllar içinde değişime uğramıştır. Avrupa uygarlığının kökeni aslında Anadolu’dur ve Aleviler’de en eski haltır bu düşünce akımında.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.