Genel Görelilik Kuramı

0

Einstein, bu genel kuramı hayat boyu süren araştırmalarının meyvesi olarak görüyordu. Kuram 1915’te yayımlanınca Einstein neredeyse bir gecede ünlendi ve 1921’de Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. Ömrü boyunca 300’den fazla bilimsel makale yayımlayan Einstein, dünyanın uzay, zaman ve maddeye bakışını değiştirdi.

Genel Görelilik Dünyayı Nasıl Değiştirdi?

Einstein, yerçekiminin kaynağının gizemini çözmüş, uzay-zamanın bükülmesinden kaynaklandığını açıklamıştı.

Einstein, Genel Görelilik sayesinde yerçekiminin ışığın yolunu büktüğünü ve Dünya‘dan gözlemlendiğinde yanlış konumlarda görülmesine yol açtığını ispatladı.

Uzay-zamanın aşırı yoğun nesnelerin etrafında sonsuz miktarda büküldüğü, böylece uzay-zamanın dokusunda karadelik adıyla bilinen deliklere oluştuğu keşfedildi.

Genel Görelilik denklemleri evrenin genişlemekte olduğunun kanıtlanmasına yardımcı oldu ve Büyük Patlama (Big Bang) kuramının geliştirilmesinin önünü açtı.

Uzay-Zaman Bükülmesi

Uzayda hareketin ve ışığın izlediği yolun açıklaması…

Kavisli Uzay-Zaman: Uzay-zamanı, Güneş gibi büyük kütleli nesnelerin etkisiyle bükülen düz bir yüzeye benzeterek canlandırmak mümkün. Tıpkı trambolinin üstüne konmuş bir bowling topu gibi.

Gezegensel Yörünge: Uzaydaki nesneler mümkün olan en doğrudan rotayı izliyor. Bu da uzay-zamanda, dev kütleli bir cismin etrafında kavisli bir yol anlamına geliyor.

Yıldız Konumu: Dev kütleli nesnelerin kütleçekimi ışığı da büküyor ve yıldızların konumunun Dünya‘dan gözlemlendiğinde kaymasına yol açıyor.

Kara Delikler: Aşırı büyük kütleli cisimler uzay-zamanı o kadar çok büküyor ki onlardan hiçbir şey ”ışık bile” kaçamıyor.

Arka Plan

Albert Einstein, 1905’te özel görelilik kuramını ya (boşluk) ortamındaki hızının ve ivmelenme durumunda değilken gözlemlendiğinde fizik kanunlarının sabit olduğunu öne sürdü. Her şeyin bir başka şeye göre hareket halinde olduğunu kanıtladı ama bu yalnızca özel durumlarda geçerliydi; hızlanan ya da yavaşlayan gözlemcileri kapsamıyordu. Einstein bu kuramını evrendeki her şeyi kapsayacak biçimde geliştirmek ve bir genel görelilik kuramı oluşturmak için kolları sıvadı.

Kısaca

Isaac Newton‘un birinci hareket yasasına göre nesneler kendilerine etkiyen harici bir kuvvet olmadıkça hızlanmazlar. Ancak Einstein serbest düşüş halinde kendimizi ağırlıksız hissettiğimizi, yani yere doğru hızlansak da herhangi bir kuvvet hissetmediğimizi fark etti.

Böylece, yerçekimi olarak deneyimlediğimiz şeyin, devasa kütleli nesnelerin uzay-zamanı bükmesinin sonucu olduğuna karar verdi. Bu da Dünya‘nın yörüngesini belirleyen şeyin daha önce sanıldığı gibi, kütleçekim tarafından Güneş’e çekilmesi olmadığını kanıtladı. Bükülen uzay-zaman, gezegenimizi yıldıza doğru en kestirme yoldan gitmeye zorluyordu.

Özet

Genel görelilik kuramı, yerçekiminin uzay-zamanın eğimi tarafından oluşturulduğunu ve nesneleri çekmediğini, onları mümkün olan en kısa yolda ilerlemeye zorladığını kanıtlıyor.

Kaynak: How It Works

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.