Himalaya Dağları

2

600.000 kilometrekareye yakın alana yayılan Himalaya Dağları dağcılar için lunapark gibi bir yer. 7.000 metreyi aşan 50’den fazla dağı ve dünyanın en yüksek 14 zirvesinden 10’unu barındıran sıradağlar, kaşiflere yeteneklerini sergilemeleri için birçok imkan sunuyor.

Yolu Himalayalar’a düşen ilk insanlar tüccarların yanı sıra Hindu ve Budist hacılardı. Günümüzde bölgeyi ziyaret eden çoğu insan gibi hacılar da kendilerini sınamak istiyordu. Himalaya Dağları’nı fiziksel uçların yaşandığı bir yer olarak görüyor, kendilerini ne kadar zorlarlarsa kurtuluşa o kadar layık olacaklarına inanıyorlardı. Gerçekten de sınırlarınızı test etmek istiyorsanız Himayalar’dan daha iyi bir yeri zor bulursunuz.

Dış Himalayalar, Orta Himalayalar ve Büyük Himalayalar olmak üzere üç jeolojik bölgeye ayrılan Himalayalar beş ülkeye yayılıyor: Hindistan, Pakistan, Çin, Butan ve Nepal. Bu öyle geniş bir alan ki Himayalar’da büyük bir biyolojik çeşitlilik söz konusu.

Dik yamaçlarla çevrili vadilere ne kadar yaklaşırsanız o kadar farklı canlılarla karşılaşıyorsunuz. Bu eşsiz ortama uyum sağlayarak dağlarda yaşayan hayvanlar da var, karsız bölgelere kurulmuş ve dağlardan edindikleri kaynaklarla yaşayan köy halkları da.

Eskiden, 5.200 yıl öncesine kadar bölgede insan yaşamadığı sanılıyordu ama yeni bulgular (çamur içinde katılaşmış eski ayak izleri) dağlarda yaşamın 7.400 ila 12.600 yıl önce başladığını gösteriyor. Himalaya Dağları’nın yüksek rakımlı kesimlerinde yaşamak kolay olmasa da o tarihlerde bölge daha nemliydi ve yükseklerde tarım yapmak daha kolay olmuş olabilir.

İklim, günümüzde bile değişmeye devam ederek Himalayalar’ın yeni versiyonunu şekillendiriyor. Sıradağların çevresindeki ülkeler küresel ısınmanın etkilerinden endişe duyuyor ve bağımlı oldukları toprakları korumak amacıyla birlikte çalışıyorlar. Himalaya Dağları’nın çeşitli yerlerinde yaşayan 240 milyondan fazla insan var ve iklim değişikliği onları ciddi şekilde olumsuz etkiliyor.

İkim Değişikliği ve Himalaya Dağları

Himalayalar’daki doğal yaşam araştırmaları gösteriyor ki bitkiler, dağlarda 25 yıl önce olduğundan daha yükseklerde hayatta kalabiliyor. 5.000 ile 5.500 metre arasındaki yüksekliklerde yetişen bitkiler sınırları test ediyor ve giderek daha yükseğe çıkıyorlar. Bu durum, küresel ısınmanın bir sonucu. Ayrıca küresel ısınmanın kar ve yüzey buzları üzerinde de etkileri var.

Dünya’nın sıcaklığı arttıkça kar ve buzullar daha hızlı eriyecek, böylece bitkilerin yetişebileceği daha fazla alan açılacak. Erime sonucunda ortaya çıkan su, hem bölgenin görünümünü hem de dağların eteklerinde yaşayanların hayatlarını değiştirecek. Şu anda bilim insanları, bitkilerin artan ömrünün Himalayalar’ın ısınmasında rol oynayıp oynamadığını araştırıyorlar. Bitkiler ısıyı emdikleri için ısının araziye yayılma şeklini değiştirebilirler.

Kaynak: How It Works

2 Yorumlar
  1. Avatar of ömer
    ömer diyor

    far cry 4 ten çalınca olmuyor ustam.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.